15 Şubat 2008 Cuma

SEVGİ GÜNÜ


Bugün Sevgililer Günü, iki kişilik son Sevgililer Günümüz… Bundan sonra miniğimizle birlikte yeni formatta günlerimiz olacak. Belki de sevgiyi daha iyi özümseyeceğimiz, derinliğini ve saflığını daha iyi kavrayacağımız günlerimiz. Hesap etmeyeceğimiz, almaktan çok vermekten keyifleneceğimiz günler…
O küçük kalp bizim 2 lik sevgimizi katlayıp katlayıp çook yukarılara çıkaracak...
Miniğimizi bekliyorum…

13 Şubat 2008 Çarşamba

SORULARA CEVAP

Benim güzel meleğim hayatta bu iki soruya da vereceğin sayfalar dolusu cevabın olur dilerim...


Cennetin kapısında iki soru soruyorlarmış:

1-Hayattan yeterince keyif aldın mı?
2-Hayatta yeterince keyif verdin mi?

11 Şubat 2008 Pazartesi

ANNENİN İSİM ÇALIŞMALARI

Kızımız olacağını öğrendiğimden beri (hatta öncesinde de minik karalamalarım var:-)), minik kızımıza isim bulmak için heyecanla çalışıyorum. Ama bir şey farkettim eskiden kulağıma hoş gelen kızım olsa bunu koyarım dediğim isimler gerçekle karşılaşınca hiç de o kadar güzel gelmiyorlar, minik meleğime hiç bir şey tam da yakışmıyor sanki. O kadar özel, o kadar ona ait, ona has olsun istiyorum ki, liste bir bir eleniyor...
Düşünürsem haksız da değilim hani; bir ömür boyu onunla çağıralacağı, anılacağı, hatta kişiliğinin oluşumunda, insanların ilk algılarında yeri olacak bir değer...

Ben yılmadan çalışmaya devam ediyorum listemin son hali:


EKİN
EKİN SOFUOĞLU

CEYLİN
CEYLİN SOFUOĞLU

PINAR =Memba, kaynak.
PINAR SOFUOĞLU

NAZ
NAZ SOFUOĞLU

IRMAK =En büyük akarsu.
IRMAK SOFUOĞLU

NEHİR =En büyük akarsu.
NEHİR SOFUOĞLU

CEMRE =Bahar müjdecisi(benim kişisel tanımım)
CEMRE SOFUOĞLU

LARA =Su perisi.

LARA SOFUOĞLU




6 Şubat 2008 Çarşamba

TEMBELLİK ANALİZİ

Öyle bir tembellik içindeyim ki anlatamam. Sabah uyanmakta çekmediğim sıkıntıyı öğleden sonra uyanık kalmakta fazlasıyla yaşıyorum. Gözlerim ha kapandı ha kapanacak. Kan akışımın yavaşladığını çok net hissedebiliyorum, gözlerim açık uyku haline geçiyorum ve etraftaki sessizlik süresince bunu sürdürüyorum. Ta ki yanımdaki arkadaş bir şey sorana ya da cevaplanması gereken bir mail gelene kadar.
Evde olsam bir saat kadar gözümü kapayıp uyuyup uyandıktan sonra zindeliğim ve enerjim yerine geliyor ama maalesef ofis/iş ortamında bu özlem artarak her gün büyüyor. İple çekilen Cuma geliyor veeee Cumartesi Pazarların en büyük keyfi: 1 saatlik gün içi şekerlemeleri:-)

5 Şubat 2008 Salı

KUZUMUZLA TANIŞTIK

Merhaba,

Güneşli bir Şubat günü karşıladı bu sabah beni. Kafamı yoran sorular/sorunları bir kenara bıraktım ve iyiliklerimi kuşanıp işime geldim bu sabah.

Aslında sizlerle geçen Cuma gününü paylaşmak istiyorum: Kuzumuzla tanışma günümüzü:-)
Uzun zamandır sabırsızlıkla beklediğim 2. düzey ultrason için aldığım randevunun vakti gelmişti. Biraz gecikmeli (İstanbul trafiği ve babamızın işi sebebiyle) doktorun muayenehanesine vardık. 35 dakikalık gecikme sebebiyle randevumuz iptal edilecek diye midem taş gibi şişmişti ama neyse ki sorunsuz bir şekilde bizi aldılar.
Doktor başladı karnımda ultrason cihazını gezdirmeye; kemikler ölçüleri, midesi, kalbi, beyni...her yerini güzelce ölçüp biçti doktor ve çok şükür iyi haberler verdi her birinde. Sonra birden bir çehre belirdi:-) . Küçüğümüz ilk kez 2 boyuttan 3 boyuta taşındı. Maaşallah öyle güzel göründü ki bana. Ben o heyecanla kimseye benzetemedim o an onu ama, babası sağ olsun" Bana mı benziyor ne?" diye sorarak güne damgasını vurdu:-) Hakkaten de sonradan baktığım minik fotolarda yanakları ve dudaklarını ben de babasına benzettim sanki:-)
Sanırım mücize bu olsa gerek evet biliyorum kızımızın karnımda gezindiğini ama yüzünü görene kadar sanki daha flu idi her şey. Şimdi daha net şeyler hayal edebiliyorum onunla ilgili. Babası Ayşe diye sesleniyor, belki de bu ultrasonun etkisiyle, ben de iki gündür Leyla diye hayal ediyorum.

ALLAH herkese iyi haberlerle dolu bir hamilelik versin,