5 Eylül 2008 Cuma

İYİ Kİ DOĞDUN CANIM BABACIĞIM



Babacığım bugün 33 yaşını dolduruyor. Nice sağlıklı, keyifli yıllara inşallah.




Ben bu seneki babamın en kıymetli hediyesiyim. Melek olarak geldim dünyaya ve sevindirdim hepinizi. Keşke bugün yanında olabilseydik ama kısmetse buluşmamızda ben tüm şirinliklerimle telafi edeceğim bugünü.




Seni çookkk seviyorum BABACIĞIM....


(Annem de seni çook seviyor:-))

4 Eylül 2008 Perşembe

OYUNCAKLARIYLA OYNUYOR


Çağla'nın ilk oyuncağı henüz doğmadan aldığım o sevimli renkli yumuşak kitaptı. Bu oyuncağa Salih ve İlker'in aldığı müzikli uyku arkadaşı, teyzesinin aldığı gülen yüz ve çıngıraklı kurbağacık ve ördekçik katıldı.

Neredeyse üçüncü aya kadar oyuncakların hiç bir kıymeti yoktu Çağla için, sadece pusetine takarsak ya da elimizde şıngırdatırsak ses çıkaranlara kısa süreli bir bakış atıyordu.

3. ayda tüm bu oyuncaklarla birdenbire yakın temasa geçiverdi, henüz çok sağlam olmamakla birlikte elinde tutmaya çalışıyor hepsini, en azından yanına koyarsak tadına bakmak için çook gayret ediyor:-) Aralarında en çok teyzesinin aldığı gülen surat ilgisini çekiyor şimdilik.

Bir de çok ilgimizi çeken bir başka şey var o da resimdeki İkea sayfacığı, parlak renkleri için koparıp Çağla'ya görteriyordum ki üzerindeki gülen kız resmi ilgisini çekiyor olsa gerek ki onunla konuşup bol bol gülüyor...

Her zaman söylüyorum, minikler sürprizlerle dolu...

3 Eylül 2008 Çarşamba

1977'den 2008'e

Selçuk'taki ikinci günümüzde, elime çok hoş iki kitap geçti. Canım annemin beni ve kardeşimi büyütürken danıştığı iki kitap. 31 yılda çocuk yetiştirmede değişen bazı kurallar olduğu bir kez daha kanıtlanmış oldu bu kitaplarla.Şekerli su içirme önerisi vs. gibi bir kaç derin fark.
Ama benim asıl ilgimi çeken kısmı kitaplardan birisinin son sayfalarında annem ve babamın bizler için aldığı notlar oldu. İlk kelimelerimiz, ilk adımların tarihi, 5,5 ve 8,5 aylardaki el izlerimiz(ne de keyiflidir değil mi?), anne-baba ve ailenin diğer üyelerinin doğan bebek için ilk sözleri. Annemin benim için ilk söylediği şey "Eşşek" olmuş :-). Eee 4 Kg doğunca:-)
Bu minik notlar, bir kez daha bu siteyi yazma amacımı hatırlattı bana ve çok mutlu oldum. Minik kuşuma güzel hatıralar bırakmak dilerim onu da çok mutlu edecek...

CANIM KIZIM YOLCULUKLARDA

Selçuk'taki keyifli/konforlu bir ayımızdan sonra 21. Ağustos sabahı Çağla ile birlikte ilk uçak seyahatimizle evimize ,İstanbul'a döndük. Biraz aksilikler(uçağa binerken yetişkinlerin yanında olması gerektiği gibi minik bebeişlerin de nüfus cüzdanları yanlarında olmalıymış, biz bunu biraz geç öğrenip babamız bize nüfus cüzdan fotokopisini faxlamasına rağmen kaybetmemizle ,havaalanında güvenlik geçişteki polis, havayolları firması bankosundaki sempatik bayanı seferber edip neyseki uçağa binebildik) yaşadık ama iki kişilik seyahatimiz tahminimden çok çok iyi geçti.
Kalkış ve inişte emzirmek üzere hazırlamıştım kendimi ama Çağla'nın tüm çabalarıma rağmen bölünmeyen derin uykusu bu plana engel oldu.Güzel olan, huzur içinde seyahati tamamlayıp Çağla'nın hiç canı sıkılmadan babamıza kavuşmamızdı.
Bu ilk seyahatin rahatlığıyla ikinci bir seyahat için hiç endişem yoktu. 31. Ağustos'da Serkan'ın seyahati sebebiyle biz de tekrar anneanneye gelmeye karar verdik. Bu seferki seyahat biraz sıkıntılı oldu maalesef. Uçağın anlamsız rötorı ile Çağla'nın tüm dengesi bozuldu, uçakta emzirecem diye bekletip emzirmeyince de canı sıkıldı yoruldu. Bir tanem uçakta kalkıştan sonra bir 10 dakika kadar ağladı , ama neyseki o minik masum 0,5 lt lik bir pet şişeyle ilk tanışmasıyla birlikte pet şişenin marifetli sesleri ve renkli etiketiyle seyatahi huzurla tamamladı.
Pet şişe deyip geçmeyin Çağla'nın tüm numaralarıma rağmen tek ilgisini çeken şey oldu...:-)