27 Nisan 2010 Salı

BAHAR İLE GELEN KEYİF









Nihayet güneş yüzünü gösterdi iki üç haftadır. Sevinçliyiz. Anne-kız içimiz kıpır kıpır. Şansımıza keyifli faaliyetler yapıyoruz iki haftasonudur.

Bir önceki haftasonu babanın ofis arkadaşlarıyla birlikte Abant'a gittik. Ne müthiş bir doğa. Ne bol oksijen ve gölün dinginliği insanın ruhuna işliyor. Bir kaç hafta kal deseler hiç bir şey aramam eminim. Tabii zaman kısıtlı iki günde ne yaptın yanına kar. Çağla, abi ve ablalarla kaynaştı, tüm şirinliklerini yaptı. Doğayı keşfetti ve dergilerinde ilgisini çeken o makyaj maskelerden yaptırma şansı da bulduk. Çok hoşuna gitti, makyaj yapılırken tüm komutlara harfiyen uydu; gözünü kapa, başını yana çevir... inanılmaz bu küçümenler, istediklerini elde etmek için bir yetişkin gibi davranabiliyorlar:-)

23 Nisan tatilinde de Selçuk'a gittik. Anneanne ve büyükbaba ve iki gün sonra da Teyzesiyle buluştu Çağla. 23 Nisan törenlerinde biraz burun akıntısıve öksürüğe rağmen tüm alıcıları açık kutlamalara dahil oldu. Trampet çalan ablaları izledi, yürüyüş yapan öğrencilerin elini tuttu. Çocuk bayramında tam bir ÇOCUKtu.
Annebaba birlite minik bir kaçamakla Çeşme ye gittiler ve ilk kez bir geceyi Çağla'mdan ayrı geçirdim. Allah hep keyifli sebeple ayırsın, zamanımızın üçte birinde Çağla hikayeleri anlattık birbirimize... Biz evden çıkarken o mutfak lavobosunun başında bir kaç tasa su doldurup boşaltıyor ve "İŞ DAAAPİYOM" diyordu. Tam bir komedi.
Bu arada yeri gelmişken, artık cümleler kurup uzun hikayeler anlatıyor kızım. İki cümleyi birbirine bağlayıp isteklerini rahatlıkla ifade edebiliyor.

En çok güldüğüm kelimelere gelince:

"ÇİTAAYOM"-çıkarıyorum
"OMİYO"-olmuyor
"DAAAPİYOM"-yapıyorum
"DAV"-var


Renkleri çözdük şu geçen bir ay içinde MOR, SARI, MAVİ, KIRMIZI, PEMBE, TURUNCU, YEŞİL.

Atla zıplaya da 10'a kadar sayıyoruz birlikte.

Küçük Ayşe, Aydede ve Dandini şarkılarını da hem seviyor hem söylüyoruz.

BİR DÜNYA ÇAĞLA:-)

12 Nisan 2010 Pazartesi

BEBEK HAYATINDA ZAMAN

Ne kadar hızlı akıp gidiyor zaman, küçük kızımı izlerken daha iyi anlıyorum bunu. Daha bir ay önce meme bırakma ve tuvalet alışkanlığı konuları gündemimizi doldururken onlar tarih oldu diyebilirim.
Maaşallah ikisi de rayına oturdu. Sanki hep tuvalete gidermiş ve sanki meme emme işi çook eskide kalmış gibi geliyor artık bana.Geceleri ara sıra alta kaçırma ve gün içinde çok dalmışsa oyuna tuvalete zor yetişme hadiselerimiz oluyor tabii. Bir de sık sık minik bebeklerin meme emme hikayelerini anlatıp "Çağla Abla, meme aci" hikayesini de hatırlıyor ve hatırlatıyor.
Canım benim...
Baharın gelişiyle şu anda tüm ilgimiz ve heyecanımız dışarıda,parkta, bahçede... Fırsat bulursam fotolarla bahar yazımı en kısa zamanda yazacağım...