Geçen Pazar günümüzü anlatmam lazım.
Biz evin iki genç kızı:-) arkadaşımız Guli'nin doğumgününü kutlayıp oradan Moda Kadıköy havası almak üzere çıktık evden. Nasıl bir keyifmiş, bir annenin kızıyla(arkadaş gibi) vakit geçirmeye başlaması anlatamam.
Arabayı park ettik, muhabbet ede ede; Bahariye Caddesinde yürüyüş yaptık. Canımız kestane istedi bir minik kese kağıdı kestane aldık ayıkladık yedik, yanımızdaki arkadaşlarımıza da ikram ettik. Ayakkabı beğendik, kılık kıyafet beğendik sabrettik almadık, e bi oyuncak telefon gördük ona dayanamadık aldık:-) Moda ya kadar hiç kucak istemeden kah yürüdük kah koştuk. Moda da çay bahçesinde denizi gören bir masaya oturup kimimiz çay keyfi kimimiz çubuk kraker keyfi yaptık. Sonra beğendiğimiz bir botu almak üzere tekrar Bahariye Caddesinin yolunu tuttuk. Vitrinden bot seçtik, beğendik denedik rahat edip etmediğimizi ve aynada nasıl göründüğümüzü kontrol ettik ve eski ayakkabıları bir poşete koyup poşeti elimize alıp çıktık. Bu arada balık yemeye karar verdik, balıkçılara doğru yürürken eğilip eğilip yeni botlara baktık, tekrar beğendik.
Balıkçıda hepimiz balığımızı seçtik, içecek sipariş ederken benim küçüğüme sormadı kimse ne istediğini o da seslendi garsona "Abiii ben de su istiyorum". Yavru kuşum benim, bir ara canı "çıtır çıtır ekmek" istedi. Neyse keyifli bir yemekten sonra tuttuk evimizin yolunu.
O günün keyfine doyamadım. Daha nicelerini yaşamak dileğiyle...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder